Eğitim ve Öğretim Farkı - Neden Klasikler Okunmalı?
- M. Endülüs
- 3 Tem
- 2 dakikada okunur
Eğitim ile öğretim aynı şey değildir. Eğitim, çoğu zaman insanı geliştiren değil, onu belirli bir kalıba sokan mekanizmadır. İnsanın tabiatında merak, hayal gücü ve kendiliğinden bilme isteği vardır; eğitim ise bu doğal akışı alır, disiplin ve standart adına budar. Bu yüzden eğitim, insanın zihnini açmaktan çok onu uysallaştırır. Bireyi kendisi olmaya değil, herkes gibi olmaya zorlar.
Modern eğitim sistemi bireye düşünmeyi öğretmez; ona neyi, nasıl ve hangi sınırlar içinde düşüneceğini öğretir. Çocuk okula başlamadan önce dünyayı çok yönlü algılayabilirken, eğitimden geçtikçe hazır şemalara mahkûm olur. Doğayı, dili, tarihi ve toplumu kendi zihniyle kavramak yerine, kendisine verilmiş cevapları tekrar etmeye başlar. Böylece eğitim, insanın özgün kavrayışını zayıflatır.
Öğretim ise başka bir şeydir. Öğretim, insana hazır cevap vermek değil, kavram kazandırmaktır. İnsan kavramlarla düşünür. Kavram dünyası dar olan insanın düşünce alanı da dardır. Bu nedenle gerçek öğretim, bilgi yığmak değil, zihne ölçüt kazandırmaktır. Öğrenciye bütün tarihi ezberletmek yerine tarihe nasıl bakacağını; bütün felsefeyi ezberletmek yerine nasıl soru soracağını; bütün bilimi ezberletmek yerine neden-sonuç ilişkisini nasıl kuracağını göstermek gerekir.
Eğitim, sınav merkezli olduğunda insanı yalnızca yarışa hazırlar. Öğrenciye sürekli test çözdürülür, fakat okuduğunu bir defada kavrayacak kelime haznesi ve kavram derinliği verilmez. Oysa mesele soruyu görmek değil, sorunun mantığını kavramaktır. Bir insan kavramları yerli yerine oturtamıyorsa, bin soru çözse de ilk defa karşılaştığı yerde tökezler. Çünkü ezber, yalnızca tekrar eden dünyada işe yarar; düşünce ise yeni durumlarda ortaya çıkar.
Bu yüzden öğretimin temeli okuma, kavrama ve mantık olmalıdır. Klasikler bunun için önemlidir. İnsan klasik eserleri okuyarak yalnızca hikâye öğrenmez; dilini, kavramlarını ve zihinsel bağlantı kurma gücünü geliştirir. Mantık ise bu kavramları düzenler. Mantığı olmayan bilgi dağınıktır. Mantık kazanıldığında insan, birbirinden kopuk görünen olaylar arasında bağ kurabilir.
Eğitim kötüdür; çünkü çoğu zaman insanı reaya hâline getirir. Öğretim değerlidir; çünkü insanı kendisi olmaya yaklaştırır. Eğitim sürüye uymayı ister, öğretim zihnin çalışmasını ister. Eğitim cevapları çoğaltır, öğretim soruları derinleştirir. Eğitim insanı standartlaştırır, öğretim insanı gerçekleştirir.
Yapılması gereken, eğitim adı altında insanın zihnini daraltmak değil, öğretim yoluyla ona kavram, mantık ve yöntem kazandırmaktır. Gerçek mesele diploma sahibi olmak değil, kavrama gücü kazanmaktır. Çünkü insan, kendisine öğretilenleri tekrar ettiği ölçüde değil, kendi zihniyle düşünebildiği ölçüde insandır.
Yorumlar