PARA-COİN
- Ayas Ali
- 7 Şub 2025
- 9 dakikada okunur
PARA-COİN
Tüm dünya paraları dolara(USD) endekslidir. Tüm devlet merkez bankalarıda FED in bir alt şubesi işlevindedir. Neden diye soruyorsan ellindeki banknota bakmanı rica ediyorum! Ne yazıyor üzerinde? Nneye endeksliyim diyor? Veya daha kolay olsun, bu banknot size ne ifade etmesi gerektiğine dair ne okuyabiliyorsunuz? Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası- 14 Ocak 1970 tarihli 1211 Sayılı kanuna Göre Çıkarılmıştır. Elinizde tuttuğunuz şey sadece bir kâğıt. İşte bu para denen şey günümüzde sadece kâğıttan ibaret olduğu içinde istenilen ya da ihtiyaç olan kadar basılabilir- yani PARANIN BİR SONU YOK! Yırtması imha edilmesi yasak.
Dolarda ise eski modelde soldaki açıklama "bu SERTİFİKA" ile başlarken yenisinde "bu NOTA" diye başlıyor. Eski para gümüş ya da dolara endeksli iken yenisi artık hiçbir şeye endeksli değil! Sadece itibari yani çoğunluğun ona değer atfetmesinden kaynaklı. Hiçbir şeye, yani reel kaynağa endeksli olmayan bir şey. Belirsiz ve buna bağlı olarak da SONSUZ! Yeni dolarda yazan şey "United States NOTE". NOTE kelimesi fatura demektir. Yani faturayı elinde bulunduran aslında sadece ne ödemesi gerektiği konusunda bilgilendiriliyor. Bugünkü paranın eski günlerden farklı kılan şey artık onun sadece bir NOTA yani borç bildirgesi halini almış olması. Para ile ne demek istediğimi yazarken; çoğunluk bunu idrak etmekte zorluk çekiyor. Eğer anlamış olsalardı paraya karşı olan bu güvenleri yok olur ve elden çıkarmak için ellerinden geleni yaparlardı.
Pparanın BORÇ olduğuna değinmişken, borcun ASLA BİTMEYECEK olduğunu da anlamaya başlarsınız! Borç da özünde para olduğu için insanları köle olartak tutmanın baş aktörüdür. Toplumun halen paranın kıtlığı yüzünden "her an herhangi bir uyarı verilmeden ortadan kalkabilir" düşüncesi ile ömürlerini tükettiklerini düşünürseniz, esaretin boyutunu anlama başlıyacaksınız. Belki de hayatta edinebileceğiniz ilk ve en önemli bilgilerden birisi PARANIN ASLA TÜKENMEYECEĞİDİR! İşte buna bağlı olarak da hayatta size iki şey garantidir: 1) Ölüm,2) Para.
Hatta hayatınızın En BÜYÜK KORKUSU aslında sadece bir İMKANSIZLIK! Basit bir diyagram yapmak gerekirse: Para = Borç dedik... Borç = Kölelik ise... Kölelik = Toplum dur... İşte bu diyagrama bakarak paranın ASLA tükenmeyeceğini GÖRMEYE başlamanız gerek. Devletler borçları para basarak yani enfilasyonla eritir. Politikacılar, Patronunuz ya da Tanrı asla insanların korktuğu şeylerden korkuyor gibi bir hal sergiliyorlar mı? İnsanlar 6000 yıldan fazladır PARA HER AN BİTEBİLİR diye korkarak yaşadılar, bir başka deyişle kıyamet günü. İçinde yaşamakta olduğunuz kısır döngüyü yapan tek şey sürekli etrafta "param bitiyor" veya "param bir gün bitecek" diye korkudan çığlık atıp koşturan insanların paniklemeleri!
Medya sürekli iş ve para sıkıntısından bahsedip insanları tedirgin eder ve "KRİZ" gibi başlıklarla tırnakları kemirttirircesine herkesi gerekirse düşük ücrete bile çalışmaya TEŞVİK eder. Kriz, Ekonomik Kıyamet ya da DÜŞÜŞ gibi anahtar kelimeler insanların zihnini daima sabitlerler. İnsanlar daima para ya da iş kıtlığı tehdidi ile baş başadırlar ve asla ellerindeki parayı (borç) ya da işi onları köle yapan ESAS neden olarak görmezler! Medya asla güzel haberler vermeyecek! Tabii ki tüm bu seneler zarfında fark ettiğim en önemli gerçeklerden birisi; insanların azalmakta olan bir şeye saldırma güdüleri idi. Bir şeyin azaldığına dair insanları inandırdığınız zaman bunun aşırı talebe uğrayacağını da görürsünüz. Tıpkı boş otellerin internet sitesinde "son iki oda" uyarıları gibi. İşte bu bitmekte olan şey isterse köleliğin kendisi olsun. Bugünü düşünün, tüm o üniversite mezunu orta-sınıf (olduğunu zanneden) gençler dışarıda iş bulamıyorlar.
Bu dünyada ve içinde bulunduğumuz evrendeki HER ŞEY manyetizme bağlı işler - yani her "şey" durmaksızın kendinden uzaklaşıp karşıtına doğru hareket etmektedir. Porselen bir fincanı altınla kaplayıp rafa koyarsanız, bu insanların önüne sunulduğu için ilgilerini çekmeyecektir ancak eğer fincanın içine çöp koyup camdan bir kutunun içine koyarsanız ve çevresine de bir iki güvenlik elemanı yerleştirirseniz bu insanlar için "SİZE YOK" demek olur ve böylece elde etmelerine mani olarak bir anda buna (özel) olarak sahip olmak için ellerinden geleni yapmalarını sağlarsınız. İşte böylece tıpkı mıknatıs gibi insanları aslında asla almayacakları bir şeye çekmiş olursunuz. Fincan kokuyordu, pisti ya da pahalıydı gibi bir nokta önem de teşkil etmeyecektir. İnsanlara HER ŞEYİ, kısa bir süre için onlardan uzak tutarak satabilirsiniz. Aynı şekilde çocuğun odasına girmesine bir saat kadar MANİ olursanız bu sayede onu içeride 23 saat kalmaya ikna edersiniz. Horoz yumurtası! İktidarsızlığa birebir, doğal viagra. Zenginlerin vazgeçilmez afrodizyakı! İnanın müşterisi hazır. (Tabii ki böyle bir şey yok ancak göreceği ilgiyi tahmin edebiliyor musunuz?) Erişkin insanlarda aynı hile yolu ile yani para kullanılarak kandırılır. Para bir anda AZALIYOR gibi (kriz, işsizlik, mezunların iş bulamama sorunu, borç alacak para bulunamıyor) bir intiba oluşturulursa, bunun ardından insanlar KÖLE OLMAYI TALEP edeceklerdir. Tüm bunların nedeni manyetizme bağlı olan "karşıtı arama" fenomeninden dolayıdır. Ancak anlayacağınız üzere hayırseverler insanları "sende bunu yapacak kabiliyet yok" düşüncesine teşvik ederek, sunmakta oldukları ÖZEL yardımı yani parayı ve köleliği kabul etmelerini sağlarlar. İşte bu ÖZEL yardım sürekli hileli bir şekilde az ve zor bulunan bir şeymiş gibi lanse edilerek insanların bunu sevmesi ve sürekli TALEP etmeleri sağlanır.
Buradan anlamanız gereken sadece PARANIN (KÖLELİK) asla BİTMEYECEĞİDİR. Eğer para biterse insanların köle olma devri de sona erer! Bunun olmasına izin verilemeyeceğine göre "PARA" (Borç Bildirgesi, Borç, Kölelik) hayatınızda kafayı takmanız gereken son şey olmalıdır! Para belirsiz (kaynağı olmayan) ve buna bağlı olarak da sonu olmayan bir şeydir. Kapitalizm de paradan para kazanmadır.
1929’larda borsa çöküyor diye herkes ellerindeki paranın yok olacağını zannetmişti. Bugün de farklı bir durum söz konusu değil. Ekonomi guruları sürekli aynı sözleri tekrarlamıyor mu? Dolar çöküyor, elinde doları olan batacak denmiyor mu? Dolar, TL, Euro yada Koin - hiç fark etmez Para daima bir şekilde var olmaya devam edecek - DAİMA. Şimdiki Para söylentileri ile sadece piyasalarda sahte bir kaos yaşatılıyor, hepsi boş iş. Para sizi köle yapmak için gereken BAŞLICA maddedir ve bu hayatınız boyunca var olacaktır. Paraya daima sıcak patatesmiş gibi davranmalı ve sürekli elden çıkarmalısınız. İnsanlar sıcak patatesi ellerinde tutarak sadece yanarken, biz bundan kurtulmaya çalışmalıyız. Para tıpkı enerji gibi akışta olmalıdır yoksa bulunduğu yeri aşırı yüklenmeden dolayı YAKAR! Eskiden tabii ki ben de parayı toplamaya çalışırken bu bilginin farkında değildim, ancak paranın aslında SONSUZ olduğunu anlayınca bunun gerçekten de GÜÇ veren bir his olduğunu anladım. Para, borç elektrik, internet v.b. sınırsızdır.
Köleler plantasyonlarda M.Ö. 900’den beri para için çalışıyordu ve bugün aynı kölelerin torunları halen para için çalışmaktalar. İnsanların aslında bolca bulunan ve toplumun temel elementlerinden biri olan bir şey için böylesine kendinden geçmiş ve hararetli şekilde çalıştıkları hiç mantıklı mı? Bu yüzden, yani PARA için herkes gerçek arzularını ve isteklerini unutuyor. İnsanların tersini yapmalısınız, o zaman aynı şekilde bu akımın da tersine yüzün ve karşıt kutupta olun! Ne KAYBEDECEKSİN Kİ? Hazır konuyu açmışken coinler için bir örnek. Bir zamanlar Hollanda’da bir soğana bir ev hatta bir mahalleyi alabiliyordunuz. 3-5 soğana filolar uçsuz bucaksız araziler (Lale Borsası). Şu an belediye ücretsiz dağıtıyor.
Genel yargıda çalışmak ibadettir. Boş oturanı kimse sevmez. İşini seven birinin para kazanması bize ters gelir. İşini seven insanlar bize ters gelir, iş eziyet olmalıdır. Güya işini severek yapan birinin paraya dokunmaması gerekir gibi bir algı var. İşini seviyorsan zaten ödülü bu olmalı. Düne kadar telif hakkı diye bir şey yoktu mesela. Eskiden borç utanılacak bir şey değildi. Toplumun temeliydi. İlişkiler Borç üzerine kurulurdu; vatan borcu namus borcu vb. Bu borç sadece parasal olarak borç anlamında değil, mesela arkadaşınız ile aranızda bir hatır gibi de düşünebilirsiniz. Sen bana yardım ettin benim de sana yardım borcum var gibi. İnsanların ilişik kurma biçimiydi ve borcun eskiden ödenmemesi esastı; borcu ödemeyecek ki ilişki devam etsin. Şimdi ise borç kriminalize edildi borç üzerinden bir dünya kuruldu. Borçlarını ödemeyenler hapse atıldı zamanında. Bugün artık kapitalist sistem kendi içinde patlayacağını bilmesine rağmen onun alternatifini düşünmemeniz için anormal yöntemler kullanılıyor. Ne yapıyor? Medya bombardıman yapıyor, polis grev yaptırtmıyor vb. Direkt saldırmıyor, yandan saldırıyor ve bir alternatifsizlik yaratıyor. Başka bir alternatif olamaz hiçbir şeye; devlete de alternatif olamaz diplomasiye de alternatif olamaz, neoliberalizme de alternatif olamaz gibi düşünceleri beynimize yerleştiriyorlar. Neoliberalizm alternatifsizliği polislerle, Ting-Tank kuruluşlarıyla, STK’larla, devletle, okullarla ve medyayla yaratılıyor ve bunun bir değişime yol açmaması sağlanıyor. Veriyi verenler de veriyi değerlendirenler de taraflıdır. Zaten aykırı düşüneni hemen linç edip itibarsızlaştırırlar.
Borcun iki kişi arasındaki hukuki ya da iktisadi bağın ötesinde toplumsal ilişkileri yapılandıran bir öznedir. Hiçbir toplum kendi içinde takas yapmamıştır. Birbirini tanıyan insanlar arasında takas olmaz: “Ben sana inek vereceğim, sen bana soğan ver ya da annem su istedi, ona üç defa su getirdim, o da bana iki öğün yemek hazırlayacak.” Bir toplumsal yapıda ise bireyin ihtiyacı karşılanıyor veya imece denen olay ile ihtiyaç olunan iş yapılıyor. Buna bir çeşit kredi sistemi diyebiliriz. Çocukken komşudan size bir tabak yemek geliyorsa anneniz tabağı boş göndermezdi o da karşılığında başka bir değer sunardı. Kral sana yemek veriyor karşılığında vergi verip itaat ediyorsun. Alıyorsun makarnayı veriyorsun oyu. Böyle bir olay olamaz. Para, insanlar arası ilişkilerin kaydını tutmak için rakamlara indirgeme işidir. İnsanlar arası ilişkiler rakama döküldüğü an para çıkmış olur. “Anneme üç bardak su getirdim babam için iki defa bakkala gittim, peki ben ne elde edeceğim?” dediğin an ve ortaya para çıkmış olur. Çünkü ortaya mukayese çıkıyor ve anne ile babayı mukayese etmiş oluyorsun. Dolayısıyla borç buradan çıkmamıştır. Borç bulunabilecek bir şey değildir. Matematik gibi müzik gibi bir şeydir. Önce borç vardı sonra takas en sonunda sikke çıktı. Lidyalılar parayı değil sikkeyi icat etti. Para: Diet yerine geçer, örneğin yanlışlıkla birini öldürdün ya da kız aldın veya 25 yıl çalışıp şirketten emekli oldun ve sana bir plaket bir günün anlamını belirten plaket; kendi içinde maddi değeri olmayan bir nesne verilir. İşte para budur. Yani diyor ki; sana borcumuz ödenmez bunun nişanesi olarak bu rozeti al. Ödenemeyecek borcun sembolik anlamıdır. Takas karşıt gruplar arasında olur. Rakip iki ordu devlet klan vb. Veresiye veremezsin çünkü zaten adamlar ıssızda birbirini öldürerüyor. Pazar eşyaların yer değiştirdiği, insanların eşyaları birbirleriyle değiştirdiği mal ile mübadele ettiği yerdir. Kapitalizm ise paradan para yaratma sistemidir çünkü sürekli büyümesi lazımdır oysa pazarın öyle bir derdi yoktur. İlk teori şudur, coini bulan devlet bunu yaratarak halka veriyor ve onları borçlandırıyor ve vergi alıyor. Köylünün vergiyi vermesi için ücret alması lazım, ücret alması için hasat satması lazım aynı anda hasatlar satılırsa ucuzlar ve tekrar 6 ay sonra malzeme alırsa kendi ürününü ucuza verdiğinden borca girecek ve borca girince de selfleşecek. Yani köleleşecek. Gogol’a ölü canları yazacak malzeme çıkacak. Şu anda olduğu gibi borcu köleleştirmek için kullanıyorlar. Örneğin iyi bir işçi olabilmek için Amerika’da 20 yıl eğitim alıyorlar (milyon dolarlık eğitim bursu alarak). Eh, bizde de pek faklı değil.
Bir diğer teori ise insanlar tanrıya borçlu olduğu için kurban keserler babaya borçlu olduğu için çocuk yaparlar, bireyler vatan borcu olduğunu düşünür ya da topluma olan borç onlara bir şekilde empoze edilir. Lider hükümran kendini kutsallaştırır ve bu borçların garantörü olur. Bu liderler, borçlar ödenebilsin diye parayı yarattı, vergiyi icat etti. Cemaat kurup tarikat organize etti. Size parasız yarı aç halinizle, bu dünyada muhteşem cennetler vaat etti. Ama dikkatten kaçan bir şey var özgür insanlar ve zengin insanlar vergi vermez. Onlar cennete en son girecekleri için üzgündürler.
Bana göre ise para savaştan çıkmıştır. Farz et bir yeri fethettin, hemen hasılatı alıp çıkman lazım, zaten değerli olanları almışsın o halkın elinde ileride yaratacağı değerlere çökebilmek için taahhüt, bono, açık çek yerine geçen bir objeye yüklenmiş olan ileride peyder pey ödeyeceği artı değeri ifade eden bir nesne alıyorsun. İşte bu nesne paradır. Bizdeki kapitülasyonlar gibi. Ama bunu askerlere uygulayamazsın, askere kredi verilemez çünkü ölebilir. Ona nakit ya da nakit yerine geçen nesne lazım. Hem verip hem de bir şekilde geri alınması için bir çeşit coin. Sonuçta devlet halkından aldığı parayı kullanacağı ordusuna dağıtıyor askerin elindekini alarak tekrar bunu toplumuna dağıtıyor. Sonuçta savaşla elde ettiğin köleyi madeni çıkarmak için kullanıyorsun çıkardığını askere veriyorsun asker bunu harcıyor sen vergi olarak tekrar topluyorsun döngü bu şekilde idi. Eğer o coğrafyada maden yoksa bu sistem patlıyor. İlk kez Solon Atina’da borçları sildiriyor (seisachtheia). Sistemin resetlenmesi yani tüm borçların sıfırlanması. Doğu uygarlığında bu yedi yılda bir yapılırdı buna da jübile denirdi. Roma bunu fetih ettiği yerlerden elde ettiği ganimetleri halka dağıtarak buldu çünkü fark etmişti ki özgür köylüler daha iyi savaşıyordu. Hatta Tribunus plebis olarak veto hakkı dahi tanımıştır. Sırf bunlar borç kavramının sorgulanmaması için yapılıyordu. Bu sistem yayılmacılık yani yeti fetihler olmayınca, çıkmaza girince patladı. Sürekli büyüyerek var olan sistemler bir yere geliyor tosluyor kapitalizmde olduğu gibi. Sonuç olarak yüz yüze ilişkilerde para geçerken, tanışmayan insanlar arasında coin geçer.
İlk tarım imparotorlukları MÖ 3500-800 kredi(para) kullandı. Axial Age MÖ 800-MS 600 sikke. Ortaçağ 600-1450 tekrar kredi. Modern çağ 1450-1973 sikke (altın standardında). 1973 den günümüze kadarda sikke kullanımı diye ayırdığımız paranın serüveni devam etmektedir. Belirtmeden geçemeyeceğim tüm vahşetler hatta bizdeki celali isyanları bile sikke devrinde olmuştur. Sikke şiddetin sürdürülebilmesi için var ve sikke anacak şiddet ile sürdürülebilir. MÖ 3000’lerde Sümerler ile başlayan 800’e kadar olan süreçte sikke yok senet var söz var hatır var yani para var. MÖ800 de savaşlar istilalar çıkıyor savaştıracağın askerlere bir değer vermen lazım yarın ölme olasılığı olan kişiye çek veremezsin sikke vermelisin sikkeyi madenden çıkarmak için kölelik çıkıyor. Kredi sistemi çöküyor MÖ800 ile MÖ600 arası budanın Konfüçyüs’ün Taoizm isa’nın olduğu büyük fikirlerin çıktığı dönemdir. Coinle birlikte ahlaki ve sosyal sorunlar çıktı ortaya. İnsanlığı oluşturan yunan felsefesi gibi büyük fikirler bu dönemde çıktı. Rasyonalite ve materyalizm çıktı. Her şeyde bir mantık bir oran aranmaya başlandı. Bugünde eşdeğer bir dönemdeyiz. Sanatçıları liderleri puanlıyoruz yani bir rakam veriyoruz rasyo yapıyoruz. Düşünürler ilk maddeyi aradılar. Dünyanın özü ne ilk madde ne gibi soruları araştırdılar. Bu dönemden sonra gelen dinlere bak tam tersi anti materyalist anti rasyonalisttir çünkü bu döneme tepki olarak doğmuştur. Bugün Türkiye’nin ahlaki ve sosyal dönemiyle aynı. Ahlak tanıdığın insanlar arasında olur tanımadıklarına istediğini yaparsın. Örneğin 100 bin dolar karşılığı bir tuşa basacaksın dünyanın herhangi bir yerinde 50 bin kişi ölecek desek toplumun %99 tuşa basar. Çünkü tanımadıkların çünkü görmediklerin. İlişkin olmayan insana her şeyi yaparsın coin insanlığından çıkarır. Şu an para birbirini tanımayan iki kişi arasında bir token sen kazandıktan sonra karşındakinin durumu umurunda olmaz. Önemle belirtmeliyiz ki sikkenin çıktığı her dönemde devlette yükseliş olur ve tek adam yönetimine evrilir. İşte bu dönemlerde insan genetiğine aykırı olan davranışları dahi yapar insanlar. Çocuk öldürmek gibi. İnsan metalaşmıştır artık. Köleler kölelik mantığına isyan etmez kendi köle statüsüne isyan eder, günümüzde de niye ben zengin değilim diye kızıyor. Fakirlik ya da gelir eşitsizliğine karşı bir itiraz yok. Çünkü onun alternatifini düşünemez. Liberty kavramı yok. Köleler özgürlük istemez bu kavram olmadığı için, onlarda köle sahibi olmak ister.



Yorumlar